O Sabah Kayseri’de Uyandığımda
Güneş yeni yeni doğuyordu Kayseri’nin üzerini altın sarısıyla kaplarken. 25 yaşındayım, hala bol bol günlük tutuyorum; çoğu zaman kimseyle paylaşmadığım sırlarımı kağıtlara döküyorum. O sabah, kahvemi alıp pencerenin önüne oturduğumda içimde garip bir heyecan vardı. Bilmediğim bir şeyle karşılaşacağımı hissediyordum. Belki de sadece günün rutini, ama kalbim hızlı hızlı atıyordu.
Dünyanın En Pahalı Tableti Hakkında Düşünceler
O sırada telefonuma baktım ve haberler arasında bir başlık gördüm: “Dünyanın en pahalı tableti artık satışta.” Fiyatını görünce gözlerim büyüdü. Tam olarak 1.250.000 TL. Bir an için elimdeki kahve fincanını bırakıp geriye yaslandım. İçimde hem şaşkınlık hem hayal kırıklığı vardı. Hayal kırıklığı, çünkü bu kadar parayı ödeyebilecek biri değilim; şaşkınlık, çünkü böyle bir şeyin gerçekten var olması tuhaf bir rüya gibi geliyordu.
O an kendimi küçük hissettim. Kayseri’nin sokaklarında sıradan bir hayat yaşarken, dünyanın en pahalı teknolojik oyuncakları var ve onlara dokunmak imkânsız gibi geliyor. Ama aynı anda kalbimde bir kıvılcım belirdi: “Ya bir gün benim olursa?” diye düşündüm. Bu düşünce bile bana umut verdi.
Kendi Küçük Dünyamda Büyük Hayaller
Gün boyunca şehirde dolaşırken aklım sürekli tabletteydi. İnsanlar sıradan kafelerde oturuyor, kahve içiyor, sohbet ediyordu ama ben kendi kafamın içinde fiyat etiketlerini, özellikleri ve hayallerimi tartıyordum. 25 yaşında bir gencin Kayseri sokaklarında böyle bir lüksün hayalini kurması belki saçma, ama benim için bu bir kaçıştı. Günlüklerimde yazdığım gibi, bazen küçük hayaller büyük bir mutluluğa dönüşebilir.
Bir parkta oturup etrafı izlerken, çocukların oyunlarını, yaşlıların banklarda sohbetini gördüm ve kendi içimde sessiz bir yemin ettim: Bir gün hayallerimi küçümsemeyeceğim. Tabletin fiyatı ne kadar yüksek olursa olsun, benim umutlarım daha büyük olabilirdi.
Hayal Kırıklığı ve Umut Arasında
Akşam oluyordu ve Kayseri’nin ışıkları yavaş yavaş yanmaya başladı. O gün gördüğüm fiyat hâlâ aklımda dönüyordu. Hayal kırıklığım, maddi durumumla ilgiliydi; ama umut, belki bir gün emeklerimin karşılığını alacağım gerçeğindeydi. Kalbim karmaşık bir şekilde atıyordu, hem buruk hem heyecanlı. Günlüklerimde bunu yazdım, çünkü kelimeler bazen duyguları ifade etmenin en temiz yolu oluyor.
Bir kafeye oturdum, sıcak bir çay söyledim ve etrafımı izlemeye devam ettim. İnsanların gülüşleri, sohbetleri, kahkahaları bana yaşamın değerini hatırlattı. Her ne kadar o tablet ulaşılmaz olsa da, bu şehirde küçük mutluluklar bir araya geldiğinde dünyanın en pahalı tableti bile gölgede kalıyordu.
Kapanış: Hayallerim ve Ben
O gece yatağıma uzandığımda, elimde günlük, kafamda tablet ve kalbimde umutla uyudum. Hayal kırıklığı hissetmek kötü değildi, çünkü bana ne istediğimi hatırlatıyordu. Dünyanın en pahalı tableti 1.250.000 TL olabilir, ama benim için değerli olan, hayal kurabilmek ve umudumu yitirmemekti.
Belki bir gün Kayseri sokaklarından çıkar, kendi emeğimle o tableti alırım. Belki de hayallerimin büyüklüğü, maddi değerlerden çok daha fazlasını ifade eder. Ama o sabah hissettiğim heyecan, gün boyunca süren küçük mutluluklar ve içimdeki umut, bana her şeyin mümkün olabileceğini gösterdi.
Kayseri’nin sessizliği, kahvelerin kokusu ve günlüklerimin sayfaları arasında, 25 yaşında bir gencin hayal kırıklığı ve umutla dolu hikâyesi başlamış oldu. Ve ben, kelimelerime sarılarak uyudum, yarın ne olacağını bilmeden ama umudumu kaybetmeden.
Bu yazımızın sonunda sizi yalnız bırakmıyoruz; “Dünyanın en pahalı tableti kaç TL” hakkında aklınıza takılan her şeyi Mikametal üzerinden sorabilirsiniz.