Öteki Kelimesi Hangi Sıfattır? Hayatımın Derin Felsefesi
“Öteki kelimesi hangi sıfattır?” diye soran birinin kafasında mutlaka derin bir felsefi soru vardır diye düşünüyordum ama yok, sonradan fark ettim ki, soruyu aslında kendi başıma takıp saatlerce araştırmak zorunda kalacağım bir durum haline getirmişim. İşte bu da benim hayatım! “Öteki” kelimesi, her zaman beni bir şekilde düşündürmeyi başarmıştır. Düşünsenize, ne kadar basit bir kelime, ama içine o kadar fazla anlam ve soru sığabiliyor ki, bir noktada “Öteki”yi bir sıfat, bir sıfat değil, bir felsefi kavram, belki bir yaşam tarzı, belki de sadece bir kelime değil bir hayat tarzı olarak düşünmeye başlıyorum.
Ama hadi gelin, konuyu dağıtmayalım. Herkesin dilinde olan, ama kimsenin gerçekten üzerinde fazla durmadığı bu soruyu – “Öteki kelimesi hangi sıfattır?” sorusunu biraz mizahi ve yaratıcı bir şekilde ele alalım.
Öteki ve Ben: Kendi İç Sesimi Dinliyorum
Bir gün arkadaş grubuyla oturuyoruz, herkesin derdi ayrı. Biri “Dışarıda bir şeyler yapalım mı?” diyor, biri “Bence pizza yiyelim,” diyor, ben ise tam ortada kalıp “Öteki” kelimesinin anlamını sorguluyorum. Ama tabii, bu da benim hayatımın klasik bir yansıması. Konu bir anda “öteki”ye kayarsa, bir de ne göreyim; öteki derken kimse “şu öteki”yi nasıl tanımlar, ne sıfatlar ekler, ya da neyi anlatmaya çalışır, kimse düşünmüyor!
Bir an düşündüm, yani düşündüm dediysem gerçekten tüm vücudumla düşündüm, “Öteki”yi bulmaya karar verdim. Kendimce birkaç felsefi çözüm önerdim ama kabul edelim, derin felsefe üzerine saatlerce konuşabilirim; fakat yazının amacı bu değil.
“Öteki”yi ben sıfat olarak tanımlamayı tercih ettim. Bence “öteki” kelimesi, “diğer, farklı” gibi anlamlar taşıyan, bir şeyin benzerlerinden ayrı, bir parça da yabancı, “yabancı”yı anımsatan bir sıfat. Tıpkı o anı hatırladığım gibi, arkadaş grubumda biri birden “Evet, ama ben o filmin öteki versiyonunu izlemiştim!” demişti.
Benim iç sesim hemen devreye girdi: “Öteki versiyon mu? Kardeşim, bir film var, o film senin ‘ötekin’ olabiliyor mu?”
Bazen diyorum ki, herhalde ben biraz fazla düşünen bir insanım. İnsanları ya da olayları bu kadar sorgulamak, çok “öteki” olmama yol açabilir. Ya da belki de bu sorgulamalar beni biraz “felsefi” yapıyor, kim bilir?
Kelimeyi Esnetmek: Öteki Sıfatının Yeri
Şimdi gelelim, kelimenin dildeki sıfat olarak kullanımına. Şöyle açıklayayım: Öteki kelimesi, aslında bir şeyin “diğer” olduğunu belirtmek için kullanılır, yani tanımlayıcı bir sıfattır. “Bu öteki çanta!” dediğinizde, öteki, bir başka çantayı anlatan bir sıfattır. O kadar basit bir şey aslında. Ama bu kadar basit olan bir kelime, neden o kadar karmaşık hale gelir? Bunu anlatabilmek için, biraz mizahi bir bakış açısına sahip olmam gerekiyor.
Öteki, örneğin ben ve arkadaşlarım arasında konuştuğumda, komik bir şekilde karşınıza çıkar. Bir arkadaşım bana der ki:
“Ahh, ama bu ‘öteki’ çanta ne kadar kötü, değil mi?”
Benim iç sesim buna anında şöyle cevap verir:
“Öteki mi? Bir çantanın ‘öteki’ olması nasıl bir şey? Hangi dünyada ‘bu çantanın öteki halini görebilir miyiz?’”
Açıkçası, dildeki bu basit kavramın bize nasıl hayat tarzları, hatta felsefi arayışlar sunduğunu düşünüyorum. Gerçekten “öteki”yi anladığınızı düşünüyor musunuz?
Öteki’nin Günlük Hayatta Kendisini Gösterdiği Yollar
1. “O Senin Ötekin, Bilmiyorum Ama…”
Hayat bazen insanı “öteki” yapar, farkında olmadan. Hepimizin hayatında bir “öteki” vardır. Belki de biz her gün “diğer” olanı görmek için yaşıyoruz. Düşünsenize, annemize bir konuyu anlatıyorsunuz, o an birden kendinizi savunma yaparken buluyorsunuz ve her şey “öteki”ye kayıyor. “Yani, o öteki durumu öyle değerlendirmemeliydim,” dediğiniz an, birden herkesin gözleri üzerinizde. O da ne? “Sadece bir kelime ya, ama ben de sadece bir ‘öteki’ydim!” demek zorunda kalıyorsunuz.
2. Barkovizyon Sahnesi: ‘Öteki’yi Kim Tanır?
Bir başka örnek, arkadaşlar arasında film izlerken yaşanır. Bir arkadaşınız diğerinin izlediği filmi eleştirirken “Ama bu film senin ‘ötekin’ gibi” der. Bu kelime, sinemada, müzikte ya da hayatın her alanında “öteki”nin ne kadar yer kapladığını simgeler. Hani bir film var, daha önce görmüşsünüzdür ama kimse “o film”i anlamamıştır. Buradaki “öteki” kelimesi bir yandan da bir etiket gibi, kimseye ait olmayan ama her birimizde birer iz bırakan bir kelime.
3. ‘Öteki’ne Bak, Kendine Bak
Bu kelimenin gücü belki de bizlere başka bir bakış açısı sunmasından geliyor. Hepimiz “öteki”yi bulmuşuzdur. Başkalarına, bizim baktığımız yerden, bizimle aynı gözle bakmalarını bekleriz. Ama o kadar kolay bir şey değil. Hatta belki de “öteki” olmanın keyfi de burada saklı. Gerçekten her “öteki”, bir noktada kendine özgüdür.
Öteki: Anlamına Nasıl Bakmalıyız?
Beni tanıyorsanız, sık sık kelimeleri sorgulamak gibi bir huyum olduğunu bilirsiniz. İyi bir mizah anlayışım olduğuna inandığımı söyleyebilirim, ama bazen kelimelere takılmak, bana derinlemesine düşünme fırsatı veriyor. “Öteki” kelimesini düşündükçe, bu kelimenin kullanımının sadece bir dil meselesi olmadığını, aynı zamanda toplumsal anlamlar taşıyan derin bir kavram olduğunu fark ediyorum. Ne demek istiyorum? Öteki, biraz da dışlanmışlığı, dışarıda bırakılmayı, bazen de kabul görmemeyi temsil edebilir. Ama aynı zamanda bir şeyin diğerine göre farklı olanını tanımlar.
Bir kelime, bu kadar farklı anlamlar taşıyabiliyorsa, “öteki” de belki bizim hayatımıza farklı bakış açıları sunan bir sıfat olabilir. Ama unutmayın, bazen sadece “öteki” kelimesini bilmek yetmiyor; ona biraz da kendimizden bir şeyler katmamız lazım.
Sonuçta, belki de şu soruyu sormamız gerekiyor: Bir kelimenin anlamı ne kadar belirgin olabilir ki? Öteki, gerçekten sadece bir sıfat mı?